NORMAL ADET DÜZENİ

Adet kanamaları 9-16 yaşları arasında başlar. Genç kız 15 yaşına gelmesine rağmen hala adet kanamaları başlamadıysa bir hekime başvurup kontrolden geçmesi gerekir.İlk adet kanamasına menarş denir.

Bir adetin başlangıcından diğer adetin başlangıcına kadar geçen süre (1 siklus) 24-38 gün arasında olmalıdır. Kanama süresi 2-8 gün olması normaldir. Ortalama kan kaybı ise bir adet döneminde 35-40 ml civarındadır. Bu da genellikle günde 3-4 pet eder. Genellikle 80 ml’nin üzerindeki kanamalar fazla olarak değerlendirilir. Adet kanamalarının başladığı dönemlerde bu kanamalar her ay aynı şiddette olmayabilir. Kanama bir ay daha fazla, diğer ay çok daha az olabilir.

Adet kanamasının ilk günü adet periyodunun da ilk günü dür. Buna son adet tarihi denir. Kadınların son adet tarihini akılda tutması bazı durumlarda önemli bilgi sağlar.

Adetler üreme çağı boyunca gebelik ve emzirme dönemleri dışında her ay düzenli olarak olmakta ve menopozla birlikte sona ermektedir.

Adet periyodunun yaklaşık 14. gününde beynin hipofiz bölgesinden salgılanan hormonlardan LH’nin miktarı, aniden artar. Takiben olgun follikülün zarı çatlayarak yumurta hücresi serbest kalır. Bu olaya yumurtlama (ovulasyon) adı verilmektedir. Adet peryodunun iki dönemi vardır.Yumurtlamadan önceki dönem “folliküler dönem – proliferatif dönem”, yumurtlamadan sonraki dönem ise “luteal dönem – sekretuar dönem” olarak adlandırılır.

GEBELİKTE (HAMİLELİKTE) ULTRASON

Günümüzde ultrason gebelik muayenelerinin en önemli parçası olmuştur.
Gebelikte hiçbir problem olmasa bile belli zamanlarda belli aralıklarla ultrasonografi kontrolü yapılmaktadır. Gebeliğin farklı aylarında ultrasonla farklı değerlendirmeler yapılır. Örneğin gebeliğin ilk aylarında bebeğin kilosu ölçülmez sadece kalp atımı ve kese büyüklüğü gibi değerlendirmeler yapılır, gebeliğin 5. ayında kilosu, suyu, plasentanın durumu, organların yapısı gibi daha ayrıntılı değerlendirme yapılır, bunların dışında da farklı aylarda farrklı değerlendirmeler yapılır. Gebelikte yapılan ultrason ölçümlerine buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Ultrason değerlendirmesi ile yaklaşık olarak %30-35 oranında bebekte anomali olsa bile saptanamayabilir. Yani ultrason bebekteki gelişimsel bozuklukların çoğunu saptasa da her zaman hepsini saptaması imkansızdır.

Sisterna magna

Sisterna magna beynin arka bölümünde bulunan serebellum (beyincik) ve medulla oblangata denen yapılar arasındaki sıvı dolu oluşumdur. Ultrason değerlendirmesinede bu bölgenin genişliğinin 10 mm’den geniş ölçülmesine mega (büyük) sisterna magna denir.

Tek başına olabileceği gibi eşlik eden başka anomalilerle birlikte de bulunabilir. Kromozomal anomeli eşlik edebilir. Tek başına mega sisterna magna genellikle problem yaratmaz ve klinik önemi yoktur, sık rastlanan bir durumdur (%1). Gebelik boyunca boyutlarının takip edilmesi gerekir. Ancak eşlik eden diğer anomaliler varsa ve kromozomal anomali varsa prognoz kötü olabilir.

KALP ANOMALİLERİ

Yenidoğanda en sık görülen doğumsal anomaliler kalbe aittir. Her 1000 yenideğan bebekten 5 ila 8’inde kalp anomalisi mevcuttur. Doğumsal kalp anomalilerinin pek çok çeşidi vardır. Bunların önemli bir kısmı herhangi bir acil tedavi gerektirmez .Örneğin iki karıncık arasındaki duvarda bulunan açıklıklardan (ventriküler septal defekt) ufak olanlar büyük oranda ilerleyen zamanlarda kapanır. Bir kısım anomaliyi de (aort darlıklarının bir kısmı gibi ) doğumdan önce saptayabilmek mümkün değildir.

Gebelik sırasında yapılan ultrasonografilerde kalbin değerlendirilmesi sırasında iki önemli faktör vardır. İkinci önemli görüntü de kalpten çıkan büyük damarların (aort ve pulmoner arter) doğru konumda olduğunun izlenmesidir. Bu iki görüntü normalse kalpteki önemli sorunların tamamına yakını ekarte edilmiş sayılabilir, yaklaşık %90 oranında sağlıklı bilgi verir. Kalpte dört odacık görüntülenmesi ve çıkış yollarının görüntülenmesi için en uygun zaman gebeliğin 18-22 haftaları arasıdır.

Fetal kalbin daha ileri incelenmesi gereken durumlarda fetal ekokardiografi kullanılır.
Annede doğumsal kalp hastalığının bulunması, diabetik anne, daha önceden doğumsal kalp anomalili bebek doğurma öyküsü, bebek kalp atışlarında aritmi saptanması gibi riskli durumlarda fetal ekokardiografi yapılması gereklidir.

Gebeliğin 11-14 haftaların arasında yapılan ense kalınlığı ölçümünün (NT) artmış izlenmesi de konjenital kalp hastalıkları konusunda şüphe yaratır. Konjenital kalp hastalığı olan fetusların en az %25’inde NT ölçümünün arttığı bildirilmiştir. Bu yüzden NT artmış olarak izlenen fetuslara fetal ekokardiyografi yapılması önerilmektedir.